Şu gerçeği kabul ederek başlayalım: Yapay zeka ile hazırlamak artık zor değil. Eskiden saatler alan işler şimdi bir kaç dakikada bitiyor. Metni yazdırıyorsun, sesi alıyorsun, görüntüyü koyuyorsun. Tam otomatik sistemler de var tabi. Teknik olarak tertipli, düzgün, hatasız bir video çıkıyor ortaya. Ama iş paylaşmaya gelince tablo değişiyor. İzlenme yok, beğeni yok, yorum zaten hayal.
Burada insanın canını sıkan şey şu: “Bu video kötü değil tabi ki.” Gerçekten de kötü değil. Ama sosyal medya kötüyle iyiyi teknik kaliteye göre ayırmıyor. Sosyal medya bir şey hissettirenle hissettirmeyeni ayırıyor. Yapay zeka videolarının çoğu da tam bu noktada kaybediyor.
Sosyal medyada insanlar bilgi aramıyor. Bilgiyi zaten her yerde buluyorlar. İnsanlar durmak istiyor, kendini görmek istiyor. “Bu beni anlatıyor.” demek istiyor. Yapay zeka metinleri ise çoğu zaman buna izin vermiyor. Çünkü fazla genel, fazla düzgün ve fazla mesafeli.
Yapay Zeka Videoları Neden İzlenmiyor?
Bu sorunun cevabı tek bir sebep değil ama ortak bir çizgi var. Yapay zeka ile hazırlanan videoların büyük kısmı hayata dokunmuyor. Anlatılan şeyler doğru olabilir ama yaşanmışlık hissi yok. İnsanlar ekranda bir makine değil, bir insan görmek ister.
Bir başka sorun girişlerde başlar. Yapay zeka videoları genelde çok güvenli başlar. “Bu videoda şunları anlatacağım” diye girer. Bu cümle yanlış değildir ama sosyal medya için zayıftır. Çünkü izleyici bu girişleri yüzlerce kez duymuştur. Beyin bunu yeni bir şey olarak algılamaz.
Anlatım ilerledikçe ton problemi ortaya çıkar. Yapay zeka sesi ya da yapay zekadan çıkan metin genelde baştan sona aynıdır. Ne yükselir, ne alçalır, ne sertleşir. İnsan kulağı bu tekdüzenliği sevmez. Video açık kalsa bile izlenmez.
Bir de hedef meselesi var. Yapay zeka metinleri herkese hitap etmeye çalışır. “İçerik üreticiler”, “sosyal medya kullananlar” gibi ifadeler çok kullanılır. Ama sosyal medyada herkes diye bir kitle yoktur. Bir kişi vardır. O kişi kendini videoda görmezse geçer gider.
Sosyal Medyada İzlenmeyen Videoların Ortak Hataları
Burada biraz daha net konuşayım. İzlenmeyen yapay zeka videolarının ortak bazı hataları var. Birincisi, anlatıcı yok. Video konuşuyor ama kim konuşuyor belli değil. Bir ses var ama bir insan hissi yok. İzleyici karşısında bir karakter göremiyor. Sosyal medya ise karakter ister.
İkincisi, metin fazla temiz. Cümleler pürüzsüz, geçişler kusursuz. Ama gerçek hayatta kimse böyle konuşmaz. İnsan bazen lafı dolandırır, bazen geri döner, bazen “neyse” deyip geçer. Bu küçük düzensizlikler anlatımı gerçek yapar.
Üçüncüsü, duygu yok. Yapay zeka genelde bilgi verir ama his vermez. Oysa insanlar çoğu zaman bilgi için değil, his için durur. “Ben de bunu yaşıyorum.” duygusu oluşmazsa video yürümüyor.
Peki Ne Yamalı? Yapay Zeka Videoları Nasıl İzlenir Hale Gelir?
Şimdi işin en önemli yerine geldik. Sadece “neden izlenmiyor?” demek yetmez. Ne yapılacağını da açık açık konuşmak lazım.
İlk olarak şunu kabul et: Yapay zeka yardımcıdır, anlatıcı değil. Metni yazdırabilirsin ama aynen kullanma. Yapay zekadan gelen metni alıp kendi kelimelerinle bozman şart. Cümleleri kısalt, uzat, yerini değiştir. Konuşur gibi hale getir.
Video girişini düzelt. “Bu videoda şunları anlatacağım.” diye başlamamalısın. Onun yerine yaşanmış bir durumla gir. Bir şikayet, bir gözlem, bir itiraf mesela. İzleyici daha ilk saniyede kendini yakalasın.
Tonla oyna. Aynı hızda, aynı sesle konuşma. Bazı yerlerde yavaşla, bazı yerlerde hızlan. Vurgu yap. Kızdığın yerde kız, şaşırdığın yerde şaşır. İnsan sesi böyle olur.
Hedefi daralt. Herkese değil, bir kişiye konuş. Örnek vereyim; “İçerik üreticiler” deme. “Bu videoyu yapıp izlenme alamayan sen.” de. İzleyici o “sen”in içine girsin.
Yapay Zeka Metnini Nasıl Bozarsın? (En Kritik Kısım)
Burayı özellikle anlatıyorum çünkü çoğu kişi burada takılıyor.
- Cümleleri sesli oku.
- Okurken kulağına gelen garip gelen kelimeleri-cümleleri değiştir.
- Konuşurken günlük hayatta kullanmayacağın kelimeleri çıkar.
- Aynı yapıda başlayan cümleleri sil.
- Bir de şunu yap: Metnin bazı yerlerini bilerek tam anlatma. Her şeyi açıklamaya çalışma. İnsan normal konuşurken her detayı vermez. Bazen üstünden geçer. Bu da anlatımı doğal yapar.
Tonlama, Giriş ve Anlatım İçin Mini KOntrol Listesi
Video çekmeden ya da yazıyı seslendirmeden önce şunlara bak:
- Giriş ilk 5 saniyede merak uyandırıyor mu? (İlk 5 saniyede merak uyandırmak çok önemlidir)
- Metni bir arkadaşıma anlatır gibi mi yazdım? (Sanki bir arkadaşına anlatır gibi metin yazmalısın)
- Aynı kelimeleri üst üste mi kullandım? (Aynı kelimeleri üst üste tekrar etmemen gerekir)
- Sesim baştan sona aynı mı? (Farklı ses tonları ile seslenmek gerekir)
- İzleyici kendini bu videonun içinde bulur mu? (izleyici videoda kendini görmesi, hissetmesi gerekir)
Buu sorulara dürüstçe “evet” diyemiyorsan, video henüz hazır değildir.
Uygulamalı Örnek: Aynı Video, İki Farklı Anlatım
Diyelim ki konu şu: “Yapay zeka ile video hazırlama”
Yapay zeka metni genelde şöyle olur: “Yapay zeka ile video hazırlamak günümüzde oldukça popülerdir. Bu videoda bu süreci detaylı şekilde anlatacağız.”
Şimdi bu anlatımı insan gibi yapalım: “Şu sıralar herkes yapay zeka ile video yapıyor ama çoğunun videosu kimseye ulaşmıyor. Ben de bunu fark ettim.”
Gördüğün gibi bilgi aynı ama his farklı. İşte fark burada.
Sorun Yapay Zeka Değil, Onu Kullanma Şekli
Konuyu toparlamak istiyorum artık. Yapay zeka ile hazırlanan videolar izlenmiyor çünkü fazla güvenli, fazla temiz ve fazla mesafeli. Sosyal medya ise güvenli olanı değil, samimi olanı seviyor.
Yapay zekayı tamamen olduğu gibi sahneye çıkarırsan, izleyici sahneden iner. Ama onu perde arkasına alır. Kendini öne koyarsan işler değişir.
Bu işin kısa yolu yok. İzlenme hâlâ insan işi. İnsan sesiyle, insan hatasıyla, insan duygusuyla oluyor.
Eğer yapay zekayı doğru yerde kullanırsan, işini hızlandırır. Ama anlatımı yapay zekaya bırakırsan, izlenmeyi de yapay zekaya bırakırsın. O da izlemeyi pek beceremez.
Shorts veya Reels videoları için tamamen yapay zeka ile yayınlanabilir. Bu sayfadaki yazım tamamen, Youtube’deki normal uzun videolar içindi.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Hepinize sağlık ve mutluluk dilerim.
