Merhaba. Günlük hayatta neredeyse otomatikleşmiş bazı cümleler var. O kadar sık duyuluyorlar ki, kimse durup düşünmüyor bile. “Günde 8 bardak (2 litre) su içmelisin” de bunlardan biri. Söylenişi net, kulağa mantıklı geliyor ve insanın içine garip bir sorumluluk hissi bırakıyor. İçmediğinde eksik bir şey yapmışsın gibi.
Ama işin aslı bu kadar net değil. Hatta daha da ileri gidelim: Günde 8 bardak su içmek diye herkes için geçerli, bilimsel olarak kesinleşmiş bir kural yok.
Bu yazıda tam bu konudan bahsedeceğim. Panik yaratmadan, suyu düşman ilan etmeden ama ezberlenmiş bir bilginin neden sorgulanması gerektiğini sakin sakin anlatacağım.
Günde 8 Bardak Kuralı Nereden Çıktı?
Bu kuralın bu kadar yaygın olmasının nedeni, arkasında güçlü bir bilimsel gerçek yatması değil. Asıl neden, basit ve akılda kalıcı olması.
Geçmişte yapılan bazı beslenme rehberlerinde, yetişkin bir insanın günlük sıvı ihtiyacının yaklaşık 2-2,5 Litre civarında olduğu belirtilmişti. Buraya kadar her şey normal. Ama bu sıvının tamamının bardak bardak içilen sudan gelmesi gerektiğine dair bir ifade yoktu.
Yani çorbadan, yoğurttan, sebzeden, meyveden, çaydan alınan sıvı da bu hesaba dahildi. Zamanla bu detaylar kayboldu. Geriye sadece “2 litre” kaldı. O da pratik olsun diye “8 bardak” diye yuvarlandı ve öylece kaldı. Bilgi sadeleşirken anlamını kaybetti ama sayı kaldı.
Bilim Bu Konuda Ne Kadar Net?
Aslında hiç net değil. Çünkü bilim insanları su ihtiyacını tek bir rakamla açıklamıyor.
Bir insanın günlük sıvı ihtiyacı; kilosuna, yaşına, cinsiyetine, yaptığı işe, gün içindeki hareketliliğine ve bulunduğu ortamın sıcaklığına göre değişiyor. Yazın açık havada çalışan biriyle, kışın ofiste oturan birinin aynı olması zaten beklenemez.
Bu yüzden “günde 8 bardak su içmek” gibi herkes için geçerli bir sayıdan söz etmek bilimsel değil.
Vücut Susuzluğu Gerçekten Anlatamaz mı?
En çok tekrarlanan cümlelerden biri de şu: “Susamayı bekleme, o zaman geç kalmış olursun.”
Bu ifade kulağa korkutucu geliyor ama sağlıklı bireyler için genelleme yapmak doğru değil. Vücut, su dengesini korumak konusunda düşündüğümüzden daha becerikli. Susuzluk hissi, tamamen işlevsiz bir alarm sistemi değil.
Elbette bazı özel durumlar var. Yaşlı insanlarda susuzluk hissi zayıflayabilir. Bazı hastalıklarda farklı tablolar ortaya çıkabilir. Ama genel nüfus için susuzluk hissini tamamen yok saymak için güçlü bir neden yok.
Yani saat tutarak, bardak sayarak su içmek, bilinçli bir davranış anlamına gelmiyor.
Yediğimiz yiyecekler de su ihtiyacı için katkıda bulunuyor. 8 Bardak kuralının en büyük eksiklerinden biri, besinlerle alınan sıvıyı yok sayması. Bir tabak sebze yemeği, bir kase çorba, bir porsiyon meyve ciddi miktarda suu içerir. Gün içinde bunları tüketen biri, farkında olmadan zaten önemli bir sıvı alımı yapmış olur. Ama bu gerçek neredeyse hiç konuşulmaz. Her şey sadece bardağa indirgenir. Bu da insanların gün sonunda “yeterince su içmedim” diye gereksiz stres yapmasına sebep olur.
Fazla Su İçmek Her Zaman İyi mi?
Su zararsızdır düşüncesi çok yaygın. Çoğu zaman da problem olmaz. Ama bu, su içmenin bir sınırı olmadığı anlamına gelmez.
Kısa sürede aşırı miktarda su içmek, vücuttaki mineral dengesini bozabilir. Bu nadir görülen bir durumdur ama “ne kadar çok o kadar iyi” anlayışı yanlıştır.
“Günde 8 bardak su içmek doğru değil” demek, suyu kötülemek değildir. Sadece otomatik kuralları sorgulamak demektir.
“Ben 8 Bardak İçince Kendimi Daha İyi Hissediyorum” Meselesi
Bunu söyleyen çok insan var ve bu deneyim küçümsenemez. Eğer biri daha önce yeterince sıvı almıyorsa, su tüketimini artırdığında kendini daha iyi hissetmesi son derece normal. Ama bu, o rakam herkes için geçerli değildir. Kişisel deneyim, bilimsel kural değildir. Birine iyi gelen şey, bir başkası için fazlalık olabilir. Sorun rakamda değil, körü körüne genelleme yapmakta.
Medya Bu Kuralı Neden Bu Kadar Seviyor?
Çünkü net rakamlar kolay yayılır. “Kişiye göre değişir” demek sıkıcıdır. “8 bardak içmezsen olmaz” demek daha çarpıcıdır, daha medyatiktir.
Sosyal medyada sağlık bilgileri çoğu zaman iyi niyetle paylaşılır ama sadeleştirirken anlam bozulur. Günde 8 bardak su kuralı da bu sadeleştirmenin en bilinen örneğidir.
Tek bir cümle, karmaşık gerçeğin yerini alır.
Daha Mantıklı Bir Yaklaşım Var mı?
Var ve aslında çok da karmaşık değil. Gün içinde susuzluk hissini dikate almak, idrar rengini gözlemlemek, hava sıcaklığı ve fiziksel hareketi hesaba katmak çok daha gerçekçi göstergelerdir. Açık renk idrar genelde yeterli sıvı alındığını gösterir. Koyu renk ise, biraz daha suya ihtiyaç olduğunu söyler.
“Günde 8 Bardak Su İçmek Doğru Değil” Demek Neden Önemli?
Çünkü “Günde 8 bardak su içmek doğru değil” cümlesi, sağlığın ezberlerden ibaret olmadığını hatırlatır. Herkesin aynı kalıba sığdırılamayacağını gösterir. Bilgi diye tekrar edilen şeylerin sorgulanabileceğini anlatır.
Su içmek önemlidir. Ama bu önemi tek bir rakama hapsetmek, gerçeği saptırmaktan ve basitleştirmekten başka bir şey değildir.
Bir gün biri sana yine “günde 8 bardak su içmek şart” dediğinde, bunun arkasında herkes için geçerli, kesin bir bilimsel tespit olmadığını bilmek yeterli.
